Şarkışla, çok özel bir şehir
Terme'nin Çevreci Köpeği
Helal olsun!
Hz Muhammed'den 40 öğretici metod
05 Eylül 2010 Pazar
ÜTFEMOnlar ´Türk Folklorü´nün bayraktarları...
Haber Tarık EREGAN
Ümraniye’de; Türk Folklorü’nü yaşatma ve yayma amacıyla kurulmuş ÜTFEM’i (Ümraniye Turizm Folklor Eğitim Merkezi) ziyaret ederek, sayın Aydın Kılıç ile sohbet ettik.
Kısaca derneğinizin kuruluşundan bahsedermisiniz?
1995 te kuruldu.Türk folklörüne hizmet etmek amacıyla kurulmuş bir derneğiz.Ümraniye’de bu konunun bir eksikliğini gördük.Yaklaşık şu ana kadar 1500-2000 kişi bizden eğitim almıştır.Ağırlıklı olarak halk oyunları eğitimi veriyoruz.
Derneğinizin çalışmalarında bir sıkıntı yaşıyormusunuz?
Tabiki sıkıntılarımız var…Öncelikle de yer sıkıntısı.Ümraniye’de gösteri yapma alanımız kısıtlı.Belediyeden bu konuda destekte alamıyoruz.
Sebep?
Bilemiyorum ama bize karşı biraz çekimserler.’Bizde böyle şeyler yapıyoruz; size gerek yok’ gibi yaklaşımları var.Hatta bir dönem belediyenin gösteri salonunu istedik.Ama;Oynarken havaya toz kaldırıyorsunuz diye vermediler.Halk oyunları da toz kaldırmadan oynanmaz ki!..
Bu çok komik bir söz?
Bununla ilgili bize bir yazı da gönderdiler.Hala bende saklı duruyor.O yazıda:”Siz oynarken yerden toz kalkıyor ve etrafı kirletiyor.”deniliyor.Kendimiz müracaat ederek belediyenin düzenlediği ‘Tantavi Şenliği’ne de katıldık.Bunun için; bir ücret beklentisi de gütmedik.O dönem önceki başkan vardı.Köy derneklerinin sunularına bütün yerel ve devlet erkanı katılmıştı şölende.Bizim gösteri yapacağımız gün meydana bir sürü polis ve zabıta yığıldı.Zevattan da sadece bir kültür müdürü katıldı…Biz boş bir protokola oyun oynadık.O gün arkadaşlar ve ve çok üzüldük.
Sebeb siyasi bir tepki miydi?
Belkide öyleydi…Fakat bizim siyasi görüşümüz olmaz ve olamazda.Bizler Türkiye mozaiğini sergileyen ,destekleyen bir oluşumuz.
Mozaik demeyin hocam(!)
Mozaik bir zenginliktir.Biz olaya sanatsal açıdan bakıyoruz.Örneğin müziğin bir çok bölgesel farklılıkları var.Yine halk oyunlarının her bölgede hatta her yörede değişik gösterimleri var.Bu farklılıklar da zaten olmalı.Öyle olmasa hissedilmezler ilgi çekmezler.Kaldı ki;sesler,figürler ve müzikler; Anadolumuzun binlerce yıllık birikimidir.Bu zenginliğinden dolayıda dünya da dikkat çekmektedir.Geçenlerde İrfan Koleji’ndeydim.Almanya’da ki bir lisenin idarecileri oraya misafir gelmiş.Onlarla kalktık iki zamanlı bir oyun olan kolbastı oynadık.Adamlar hiç yabancılık çekmeden oynuyorlardı.Oyuna sıcaklık hissediyorlardı.İşte bu bir zenginliktir.
Hocam kolbastı dediniz de bunun için ne söylersiniz?Çok popüler oldu…
Bu bir süreç.Biz herşeyi tez kullanıp atıyoruz.Eğer kolbastı,50 sene sonra bu günkünü muhafaza ederse; kolbasto ozaman bir folklör ola bilir.Çünkü bu türkülerde de öyledir.Bu gün moda olmuş…herkes oynar; sonra unutulur gider.
Bir Pir Sultan’ı düşünün bir Karacaoğlan’ı düşünün .Yüz yıllar geçmiş hala onların sözlerini dinliyoruz…İşte bunlar birer türküdür.
Kurslarınıza ilgi nasıl?
Öğrencilerimizin ve idarecilerimizin özellikle halk oyunlarına yoğun ilgisi var.Halk oyunları için ciddi bir sermayeye gerek yok.Bahçe de de oynanır,koridorda da sokakta da.Ama diğer folklor faaliyetleri için (müzik,satranç vb.) alt yapıya ihtiyaç var.Bu yüzden de bir tercih nedeni oluyor halk oyunları.Okul veya başka kurumların etkinlikleri olsun; eğer halk oyunları yok ise sönük geçiyor.
O zaman okullara seçmeli ders olarak konulmalı halk oyunları?
Tabi ki, çok iyi olur.Zaten bunun alt yapısı için çalışmalar var.Mesela Türk Halk Oyunları federasyonu kuruldu.Dünya da bir tek dans gösterileri için türkiye’de federasyon var.Öğrencilerin ilgisi halk oyunlarına mı dediniz*
Evet daha çok bunu tercih ediyorlar.Bu son dönemlerde enstrüman olarakta gitar önde.Ama dans larakta halk oyunları revaçta.Maalesef enstrüman olarak sazımız geriden takip ediyor.Hangi okula gitsek-a,b okulu fark etmez-çocuklar gitar dersi almak istiyor.Çocuklar bu ne durum?dediğimiz de:”Hocam gitar taşımak bir karizma” diyorlar.Artık bağlamaya dikkat çekici bir kılıf yapmak mı lazım ki; gençlerin ilgisini çeksin?
Normalde gitarda olan akort aynı şekilde bağlama da da var.Ama liselerde gençlerin tercihi hep gitar üzerine.Artık buna dayatma mı diyelim;yoksa medyanın tercihimidir bilemiyorum…Türkülerimiz bile gitar ile söylenmeye başladı…
Hocam sizi tanıdığım kadarı ile; mesleğinizi çok severek yapıyorsunuz…
Biz artık kendimizi bu işe adadık ve ilk gün kü gibi severek yapıyorum işimi.Gezmeyi değişik yerlerin folklörünü görmeyi severim.Kendimce araştırmalar yaparım.Geçen yıl Aydın’a gittim dağları dolaşırken değişik taşlar topladım,getirdim.Ülkeme hakikaten aşığım…Bu gün ben Türkiye’nin neresine gidersem gideyim; yabancılık çekmiyorum.Çünkü ülkemin farklı kültürlerini tanıyorum.Kütahyaya gidiyorum,düğünlerde zeybek oynuyorum.Trabzona gidiyorum orada en iyisi ile oyun oynuyorum.Edirne’de en iyi Roman ile Romanım…Allaha şükür yaptığım işin böyle güzel ve hoş yanlarıda var.Yani hakikaten bana sorsanız:”Milliyetçiler kimlerdir?” hiç düşünmeden ‘folklorcüler’ dir derim.Çünkü ülkemin her tarafını bilirim; o değişik kültürleri yaşatmayı ve yaymayı düşünürüm.Türkiye’de folklörcüler ülkemizin zenginliğini bildiği için;yürekleri hızlı çarpar.O yüzden de samimi çalışırlar.Türkiye’de 8.gelip bizim beğenmediğimiz bir ekip;Avrupa’ya gider orada 1. olur.Bu bizim zenginliğimiz değil de nedir? Fakat,Türkiye’de 1. olup;Avrupa’da meyhanelerde üç beş kuruş yüzünden seviyesiz davranan ekiplerde gördük.Eskiden insanlar idealleri için vardı.Şimdi sadece ekonomik refah peşindeyiz.Eski Köy Enstitüsü mezunu öğretmen arkadaşlara bakıyorum;hepsi halk oyuncudur.Hepsi müzisyendir.Hepsi izcidir.Çünkü eğitimleri öyle verilmişti.Ama şimdi öyle değil.Bir dalda uzmanlaşmak iyidir ama;sanatsal.kültürel ve sosyal faaliyetlerin merkezinde hep öğretmenler olmalıdır…Onlar toplumda hep bir adım önde yer almalıdır.Bunları haddimde olmayarak;Türkiye’nin kültürel ve sosyal sıçramalar yapması gerektiği adına söylüyorum.Her yerde olduğu gibi istisnalar da vardır şüphesiz…
Aydın KILIÇ
1958 Kars-Sarıkamış-Şehit Emin Köyü doğumlu.İlk öğrenimini köyde; orta öğretimini Kadköy’de tamamladı.Uzun yıllardır eşi ile birlikte, ‘folklör eğitmeni’ olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|