Ümraniye´nin Uçbeyi

Teletaş İ.Ö.O. Ümraniye´nin kenar semt bir okulu ama...

24 Nisan 2009 Cuma 15:35
burak

Haber Tarık EREGAN

Teletaş İlköğretim Okulu, Ümraniye’nin fiziki şartlar bakımından en yetersiz okullarından birisi olmasına rağmen; yönetim ve eğitim kadrosunun idealistçe ve özverili çalışmaları ile, kendisine, onca okul arasında önlerde yer edinmiş bir okulumuz.Bu güzide okulu ziyaret ederek, okul ve başarıları hakkında sayın Eyüp Sarıca ile sohbet ettik.

Sayın müdürüm, bu sene ki başarılarınızdan ve değişikliklerden bahsedermisiniz.Yeni ilçelerin oluşmasından sonra, biz Ümraniye’nin son noktasında ki bir okulu olduk.

Uçbeyi oldunuz yani?
Evet,öylede diyebiliriz.(Gülüşüyoruz) Tabi ki böylelikle Ümraniye’nin kenar bir semti durumuna düştük.Fiziki yapı olarakta, şu an Ümraniye’nin en yetersiz okuluyuz.Sınıflarımız 50-55 civarında.Ama buna rağmen eğitim durumumuzdan çok memnunuz.Öğretmen sıkıntımız yok.Fen labarotuarı,teknoloji sınıfı,resim atelyesi gibi donanımlarımız olmamasına rağmen,öğretmenlerimiz canla başla mevcut imkanları kullanarak, eğitimimizin kalitesini yüksek tutmaya çalışıyorlar.2007-2008 eğitim-öğretim yıllarında OKS ve SBS de Ümraniye’de, 15. sırada yer aldık.
 
2 yıl önceki gelişimiz de, Alcatel Firması’nın sizin ile ilgilendiğini söylemiştiniz…
Evet sağolsunlar…Ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar.Onların sağladığı imkanlardan dolayı;öğretmenlerimizin okulumuzda daha uzun süre kalmaları söz konusu.Örneğin öğle yemeklerini öğretmenlerimiz, fabrikanın yemekhanesin de yiyorlar.Bu da öğretmenlerimizin motivasyonunu arttırıyor.Yine her yıl Alcatel, okulumuzun boyanmasına da katkı sağlıyor.Buna benzer artı durumlardan dolayı,okulumuzun rekabet gücü iyi bir seviyede.Fakat Alcatel’in yakın bir zamanda satılmış olması bizleri çok üzdü.Bu yıl sonunda gidecekler,buna çok üzülüyoruz…Özellikle Alcatel’in bünyesin de bulunan Anel firması’na da yardımlarından dolayı minnettarız.Firma yöneticileri Rıdvan Akay beye ve Mukaddes Akay hanfendiye teşekkürü bir borç biliriz.Alcatel yönetimine de başta Daryal bey olarak, şükranlarımızı sunarız.Bizlere maddi ve manevi katkıları çok büyüktür.Uzağa gitseler de inşallah onların katkılarını her zaman bekleyeceğiz…
 
Sayın Sarıca, bu sene başarılar ne durumda?
Bu sene 8. sınıflarda inşallah büyük başarılar göstereceğiz.Okulumuzun dış görünüşü çok basit ve sade ama; başta dediğim gibi, eğitim kalitemiz yüksektir.Bana göre bir okulun başarısı; son sınıf öğrencilerini, asıl hedef olan kaliteli liselere sokma ve daha ilerisinde de yüksek okula yerleştirme sayısının miktarı ile alakalıdır.Sonuç itibari ile, çocuğun hayatı ‘öğretime’ bağlı ise, bunu daha öne çıkartmamız gerektiğini düşünüyorum.Biz, kenar semt bir okul olmamıza rağmen, Anadolu ve Fen liselerine çok sayıda öğrenci gönderiyoruz.Atatürk Fen Lisesi’ne Türkiye 48.si olarak giden öğrencimiz var.Dolayısıyla okulumuz belirli bir seviyeye ulaşmış bulunmaktadır.Her yıl bu okuldan mezun olupta, liseden sonra üniversiteyi kazanan bir çok öğrencimizi duyuyoruz.Birisi de benim oğlum Zekariya Sarıca.Hüseyin Avni Sözkesen Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra Endüstri Mühendisliği’ni kazandı ve bu sene orada okuyor.Ben kendi çocuklarımı hep bu okulda okuttum ve başka okul aramadım.Çünkü bu okulun eğitim kalitesine güveniyorum.Burada hem benim çocuklarıma hemde mahallemin çocuklarına emeğini esirgemeyen özverili öğretmen arkadaşlarıma şükranlarımı sunarım.Kendi öğrencilerine sahip çıkan velilerime de teşekkür ediyorum.Geçen sene mezun olup SBS den (Seviye Belirleme Sınavı) 479 puan alan öğrencimiz var(Emre Ceylan). Şu anda Anadolu Lisesi’ni kazanabilecek 20-25 öğrencimiz var.Bu başarılar sadece son sınıfta değil, alt sınıflarda da başarı ortalamamız çok yüksek.Ayrıca bu yıl 6,7 ve 8.sınıfların sınıf birincileri ve aynı sınıfın problemli öğrencilerinin evlerinde; her çarşamba akşamı veli ziyaretleri yaptık ve bu çok verimli oldu.Önümüz de ki yıllarda da bu verimli uygulamaya devam edilecek.
       Öğrencilerle yaptığımız yüzyüze görüşmlerde ve yapılan anketlerde; bizlerden sürekli istedikleri şey: 3-5 katlı ve donanımlı bir okul binası.Çocuklarımız öğretmenlerinden memnun, idareden memnun.Ahh! birde okulumuzun fiziki yapısı iyi olsa diyorlar…
 
İl ve ilçe bazında bu sene ki başarılarınızdan bahsedermisiniz.
Bu sene, kendi eğitim bölgemizde yapılan bilgi-kültür yarışmasında 2. geldik.İlçe bazında ki bilgi yarışmalarında ise 3. olduk.Buda bizim, eğitim açısından bütün olumsuzluklara rağmen ne kadar iyi durumda olduğumuzu gösteriyor.Bu başarılarda, şüphesiz hepimizi mutlu ediyor motive ediyor.
 
Sayın müdürüm, bu çevrenin sosyal dokusundan da kısaca bahsedermisiniz?
Eski adıyla Esenşehir,yeni adıyla Yeni Sanayi Mahallesi, tam bir mozaik.Fakat bu Türkiye mozaiği içersinde hemen hemen Trakyalı yok gibi.Özellikle Doğu-İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi’nin bütün şehirlerinden insanlar var burada.Mahallemizin ortamı çok güzeldir.Değişik değişik illerden gelmiş bu insanlar arsında saygı ve sevgiye dayalı bir ilişki mevcuttur.Komşuluk ilişkileri yine iyi bir seviyededir.Öğrencisinden velisine kadar herkes; bölgecilik yapmaktan uzak ve kaynaşmış bir vaziyettedir. Bizlerde eğitimciler olarak bu güzel kaynaşmanın sürekliliğini sağlamak için elimizden gelen gayreti sarf etmekteyiz.
 
Çevresel faaliyetleriniz var mı? Çevre dernekleri sizlere uğruyorlar mı?
Derneklerle pek irtibatımız yok.Gelen giden de olmadı bizlere.Geçen süre içersinde, Alcatel’in bir organizasyonu olan, Hayrettin Karaca’nın programına katılmıştık ve öğrencilerimiz için çok verimli geçmişti.
 
Sayın müdürüm, öğretmenlerimizin geneli, sosyal ve kültürel faaliyetler için zaman ayıramadıklarından yakınıyorlar.Sizler boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?
 
Ben idareci olmamdan ziyade, bir öğretmenin sosyal ve kültürel faaliyetler için zaman ayıramadığına inanmıyorum.Ben elimden geldiği kadarı ile kendime ve dostlarıma zaman ayırmaya çalışıyorum.Düzenli olarak gazete okurum, dergi okurum.Düğünlere, toplantılara,derneklere, katılmaya çalışırım.Bir öğretmenin bulunduğu toplumun içersine girmesi,kaynaşması, öğretmen kimliği açısından çok önemli.Ayrıca eğitimciler düzenli olarak yazılı ve görsel basını takip etmeli ve muhakkak kitap okumaya bir adet haline getirmeliler.
 
Şu an okuduğunuz kitabın adı ve içeriği nedir?
Prof.Dr.Nevzat Tarhan’ın “Duyguların dili” isimli kitabını okuyorum.Bitiremedim ama gerçekten güzel bir kitap.Kitabın verdiği mesajı kabaca ifade edecek olursam “insanların nerede nasıl davranacağı ve içindeki cevheri nasıl ortaya çıkaracağı” ile ilgili.Herkese tavsiye ederim.
 
Son olarak neler söylemek isterdiniz?
Velilerimize şunları söylemek isterim:Çocuklarınızı keşfedin ve olduğundan fazla bir şey istemeyin.Onları sıkıntıya strese düşürmeyin.Onlara baskı yapmayın, ama onlarda ki cevheri de kesinlikle değerlendirin.İşten arta kalan zamanlarınızı kesinlikle ve kesinlikle ailenizle geçirmeye çalışınız.Ben elimden geldiği kadarı ile öyle yapıyorum.Yanlışları varsa yanlışlarını görüyorum,eksikliği varsa eksikliğini görüyorum,hatası varsa hatasını görüyorum.Bunları yaparkende dünyanın en ucuz şeyini çocuklarımızdan ve diğer insanlardan esirgememeliyiz.O da ”sevgi” dir.Sevgi bedeva ve çok ucuz,ama biz sevgi de çok cimriyiz.Bunun karşılığında da öğrencilerimiz,evlatlarımız;büyüklerine karşı ve kendilerini eğitenlere karşı saygıda kusur etmemeli.Ecdadımız annelerine babalarına ve öğretmenlerine karşı, tarih boyunca saygıda kusur etmemeye çalışmışlardır….
 


Sabahçılar:
Soldansağa Önsıra :NİZAMETTİN BARAN,EYÜP SARICA,FATMA ONAT,GÖNÜL ŞAHİN,ÖZLEM TEKİN    oRTASIRA:GÜLÇİN SARITOSUN,DEREN SEVİM,BEYZA TAN,ZEYNEP SERTER,  Arkasıra:ALİ ÖZTÜRK,OKTAY EFE,SÜLEYMAN BARLAS,KAMURAN KARAHAMZA,VEYSEL POLAT,FERMAN İNCİ,A.RIZA YÜCEL

Öğleciler:
Önsıra:FİGEN KÖKSALAN,BİRGÜL BAYRAKÇI,AYŞE TALİ,NİZAMETTİN BARAN,RUŞAN TAŞ,EYÜP SARICA,CELİL TOPDEMİR,SELDA OBALAR Arkasıra:MURAT DİNDAR,MURAT DEMİRCİ,HAYRİ KOTAN,CAN ÇITLAK,MEHMET TOPTAŞ,BANU ÖZTAŞ
Yükleniyor...