Ümraniye´nin Jönü

O artık dizilerin ve filmlerin aranan yüzü!

02 Haziran 2010 Çarşamba 20:41
burak
Haber Tarık EREGAN
 
Erdinç Göksan, dizilerin ve filmlerin aranan bir karakter oyuncusu. Ümraniye’de ki evinde kendisiyle keyifli bir sohbet yaptık.
 
Erdinç abi nerden başladı bu aktörlük işi?
Şimdi aktörlük dedinizde..tabi bizim yaş kemali buldu..şüphesiz bu işin bir geçmişi var. Ben 1975 te Sultanahmet İktisadi ve İdari Bilimler Akademisi’nde okurken; Çemberlitaş Türbe Sokak ta ‘Ses Dergisi’ isimli meşhur bir magazin dergisi vardı. O zaman Ses Dergisi’nin açmış olduğu bir yarışmaya katıldım. Yarışmada; o ayın ‘yıldız adayı’ seçildik.Ben tabi biraz Cüneyt Arkın’a benziyordum..o zaman Temel Gürsu’nun yönettiği bir filmde ilk kez oynadım. Derken, birkaç filmde daha oynamışken, 1980 lerde Yeşilçam krize girdi ve müstehcen filmler furyası başlamıştı..bizde oyunculuktan koptuk. Ben normal yaşantıma dönüp şirketlerde çalışmaya başladım.Bir ara Hürriyet Gazetesi’nde muhabirlikte yaptık. Pek çok işte çalıştıktan sonra emekli olduk. Ve yıllar sonra bir arkadaşımın vesilesiyle, oyunculuğa geri döndük. Yeniden derken 2005 ten sonra..uzun zaman ara vermiştim ve bu işlere dönmeyi hiç düşünmemiştim.
 
Gençken bu işlere isteyerek girmişsiniz ve eğitimli bir insansınız.Niçin sinemanın içersine tam giriş yapmadınız? İlla oyuncu olmanız gerekmezdi.
Tabi tabi aslında ilk başlarda içimde öyle istekler vardı. Fakat Türk Sineması, dar ve sığ bir sektör..imkanları kısıtlı bir sektör..benim için gelecek vaat etmiyordu.Geçmişte öyleydi şimdide öyle..Dünya sinemasında ki yerimiz belli..o zaman bir ilgi vardı veya yoktu bilemem ama; piyasada para dönmüyordu. Zaten 1970 lerden beri Türkiye hep krizin içinde..ben ekonominin içindeyim..kriz var ve  hep vatandaş için..Fakat bu kriz “büyüklere” dokunduğu zaman fark ediliyor…Yoksa, alttakiler için sürekli yaşanılan bir gerçek.

Bu zamana kadar kaç filmde oynadınız?
Valla gençken yaklaşık dört beş filmde oynadım. O zamanlarda figüranlığı aşmıştık.Fakat şimdi yine figüran olarak başladık işe.Senaryo da sizin söyleyeceğiniz bir söz yazılı ise; siz oyuncusunuzdur. Söyleyecek sözünüz yok ve siz kuru kuru duruyorsanız orada; o zaman siz yardımcı oyuncusunuz.
 
Adamına göre mi söz yazıyorlar; yoksa söze mi göre adam buluyorlar?
Önce, karakterler vardır ve o karakterlere uygun oyuncu bulunur..ama film camiası maalesef karaktere göre oyuncu bulma işini pek yapmıyor..hep eş-dost, ahbap çavuş ilişkisi ile yürüyor Türk Sineması’nın işleri…
 
Gerçekten böyle mi oluyor?
Dediğim gibi bu olayları yakından gören ve bilen birisi olarak söylüyorum..örneğin sizin X isimli bir ajansla yakın bir diyoloğunuz var..veya orada üst düzey çalışan birisi iseniz; siz baş rol bile oynaya bilirsiniz…Eskiden ‘yıldız sistemi’ vardı ve bu yıldızın etrafında bir takım insanlar olurdu. Şimdi ‘torpil sistemi’ var ve onun etrafında bir takım insanlar  var.Uluslararası anlamda bir standardımız yok sinemamızda..çabamız da yok zaten.Hindistan ve İran bile şu anda bizden çok iyi durumda. Çünkü orada insanlara bire bir şans tanınıyor. Bizde ise “Bu adam kime yakın, prodüksiyonun yakını mıdır?” Onlar önemli..
 
Diziler için ne diyorsunuz?Dizi patlaması yaşanıyor son yıllarda..
Diziler insanlar âleminin belgeselidir. Fakat bizim diziler çok uçuk kaçık ve toplumumuzun gerçeklerinden uzak özellikler arz etmekte. Yani saçma sapan bir senaryoları var…
 
Türk sosyal yaşamında ki ilişkilerin tam veya bir kısmının yansıması yok mu diyorsunuz?
Kesinlikle..Bizim ilişkilerimizde çok büyük eksiklikler ve kopukluklar var..Türk toplumu tam sosyalleşmiş bir toplum değil..hepimizin maddi ve manevi bir çok problemi var..gergin ve mutsuz bir toplumuz..bireyselleşme had safhada…
 
Şu anda oyunculuğunuzu hobi olarak mı sürdürüyorsunuz?
Valla biz hobiliği aştık şu anda..ben kendimi artık profesyonel oyuncu görüyorum..bunu nerden anladınız derseniz? Özel tip ve karakter olarak, çok teklifler almaktayım yapımcılardan. Ben Danimarkalıların çektiği ‘Boğaziçi’ filminde de rol aldım.Beni içinde on bin kişinin bulunduğu resim kataloğundan seçerek bulmuşlardı. Yani tipimizle ve oyunculuğumuzla aranan ve beğenilen birisi olmaya başladık.
 
Bu işleri yaparken ekonomik bir beklentiniz oluyor mu?
Bu işlerde parasal beklentisi olmayan bu dünyanın insanı değildir…Benim birinci boyutta geçimim bu işle değil..fakat bu işlerle geçinmeye çalışan yüzlerce binlerce insan var. Birde verilen paralar abartıldığı kadar değil bu işte..
 
Yevmiye mi veriliyor?
Evet yevmiye vardır veya bölüm başına ödeme yapılır. Ortalama yevmiye küçük oyuncular için yüz lira civarındadır. Baş rol oyuncuları için ise bölüm başına iki üç bin lirayı bulmaktadır.
 
Baş roldekiler belki ekonomik getirisinden ve prestijinden dolayı mutlu olabilirler. Peki ya diğerleri mutlular mı? Yoksa bir kere girdik bu işe mi diyorlar?
Evet bir kere girdik bu işe; götüre bildiğimiz yere kadar götüreceğiz diyorlar. Doysalar da doymasalar da hayat onları o yola kanalize etmiş..bu yüzden ister istemez yapıyorlar bu işleri. Dışarıdan şaşalı ve gösterişli bir iş olarak gözüküyor ama; aslında öyle değil. Ama bir kere bulaştın mı bu işe, bırakamıyorsun..çünkü zevkli yönleri de var.
 
Ümraniyeliler sizi dizilerden ve filmlerden tanıyorlar. Yaklaşımları nasıl size karşı?
Genelde çok iyi. Tanınmış olmaktan memnunum.İnsanlarla daha kolay diyalog kuruyorum. Hiç tanımadığın insan sana merhaba diyor..tabi ki bunlar hoş bir duygu…
 
Kurtlar Vadisi’nde de oynamışsınız. Ne dersiniz o yapım için?
Evet oynadım..Türkiye, bilinmeyenlerinin çoğunu o dizide öğrendi ve bence çok da faydalı oldu.
 
Orada anlatılmak istenilenlere inanıyor musunuz?
Daha fazlasına inanıyorum. Orada anlatılamayan veya verilemeyen mesajların daha fazlasının Türkiye’nin bilinmeyenleri olduğuna inanıyorum. Gerçekler tamamen ortaya çıksa; ülkede ciddi kargaşalar olabilir…
 
Son olarak sorarsak; hedefiniz nedir?
Hırslı bir insan değilim..şöhret olmak gibi bir idealimde yok..ama on bin insan arasından seçilerek bir Danimarka yapımında oynatılıyorsam; bu benim aranan ve tercih edilen bir yüz ve karakter oyuncusu olduğumu gösterir. Yine Almanlardan da bir film teklifi var.Fakat kendi çevremizden pek dikkate alınmamak şaşırtıcı…Dediğim gibi; ben oyunculuğumu ispatlamış bir karakter oyuncusuyum. Giderekte bu yönde tanınmaktayım.
 
Erdinç GÖKSAN
 
1958 İstanbul Tuzla doğumlu.Ortaokulu Tuzla da, Liseyi Göztepe Lisesi’nde bitirdi.Sultanahmet(Marmara Üni.) İktisadi ve İdari İlimler Akademisi mezunu.Evli ve bir çocuk babası.
 
 
Yükleniyor...