Sivaslılar Vakfı

Seyit Boyraz:"Sivas başkent olmalıdır."

16 Ekim 2008 Perşembe 23:49
burak
Haber Tarık EREGAN
 
Ümraniye’de ki önemli ve köklü vakıflardan bir tanesi olan Sivaslılar Vakfı’nı ziyaret ederek,değerli başkan Seyit Boyraz bey ile samimi ve sıcak bir sohbette bulunduk.
 
Kısaca kuruluşunuzdan bahsedermisiniz
1997 de vakfımızın kuruluş hazırlıklarına başladık 98 de faaliyete geçtik.Amacımız çeşitli nedenlerle İstanbul’a göç eden hemşehrilerimizi ve çocuklarını bir araya getirmek,onların eğitim başta olmak üzere diğer sorunlarıyla da ilgilenmek ve herşeyden önemlisi; doğdukları yeri unutturmama gayesini güderek kurulmuş bir vakıfız.
 
Sivaslıların İstanbul da ki dağılımı ve nüfusu nedir ?
Bağcılar,Sarıyer,Ümraniye,Güngören,daha doğrusu İstanbul’un her tarafında kalabalık olarak bulunmaktayız.Nüfusa gelince,kütüğünü İstanbul’a getirmiş 1,5 milyon Sivaslı var.Kütüğünü getirmemişlerle birlikte tahmini olarak bu rakam 3 milyona yaklaşmakta.İstanbul kadar olmasa da Ankara,Mersin ve İzmir de de çok sayıda Sivaslı yaşamaktadır.
 
Sivaslılar genelde ne işlerle uğraşırlar ?
Genelde taksicilik yapıyorlar.Bunun yanın da konfeksiyon ve inşaatla uğraşanlar da var.Yeşildirekte ki çamaşırcıların %85’i Sivaslıdır.Aşağı yukarı hemen her biri bir yerlere gelmişlerdir.Sivaslılar kimsenin etlisine sütlüsüne karışmazlar.
 
Hemşehrileriniz daha çok hangi sıkıntılarından dolayı yanınıza geliyor ?
Çeşitli konular da yanımıza geliniyor.Bilhassa şu anda okulların yeni açılması nedeniyle ve özellikle üniversiteyi kazanan öğrencilerimizin burs talepleri oluyor.Bu sene 600 e yakın üniversiteyi kazanan öğrencilerimiz var.Hepsine gücümüz yetmese de yarıya yakınının taleplerini karşılamaya gayret ettik.İmkanımız olsa da keşke, diğer fakir öğrencilerimizi de sevindire bilsek.Bu hizmetleri de başta hayırsever hemşerilerimiz olmak üzere diğer dernek ve kuruluşlarımızın yardımlarıyla gerçekleştiriyoruz.
 
Ne tür faaliyetleriniz var ?
Kültürümüz ile alakalı şu ana kadar vakfımız 5 tane kitap çıkardı.Bunun yanında sıra geceleri,aşık geceleri, anma etkinlikleri ve eğitici programlar düzenliyoruz.Bunları daha çok belediyemizin kültür salonların da gerçekleştiriyoruz.Sivas’ın bağrında yetişmiş önemli halk ozanlarımızı ve düşünürlerimizi, ölüm yıl dönümlerinde de olsa anmak için azami titizlik gösteriyoruz.
 
Hemşehrilerinizin ilgisi nasıl,canı gönülden sizleri destekliyorlar mı ?
Bize gelenlerin bir çokları hayır yapmak için gelir.Yine bir çokları da hayırlara talip olmak için gelir.Bizlere karşı teveccüh büyüktür sağolsunlar.Biz Sivas’dan gelen hemşehrilerimizi bir araya getiren ilk ciddi kurum idik.Bu konu da öncülük ettik.Biz diğer sivil toplum örgütlerimize örnek olduk.
Gelip burada bizden hizmetin ve faaliyetlerin nasıl yapıldığını gördüler.Daha sonra da gittiler kendi bölgelerin de;dernekler açarak hemşehrilerimize hizmet etmeye başladılar.İstanbul’da şu anda aşağı yukarı köy ve ilçe dernekleri olarak 680 derneğimiz var.Biz bir bakıma dernekçilerimize okul olduk…Vakıf olarak il bazında birtek biz varız.
 
Sizce Ümraniye’nin öncelikli problemleri nelerdir ?
En büyük sıkıntı trafik konusunda.Fakat bunun boyutu Ümraniye Belediyesi’nin boyunu aşıyor.Bu problemi Büyükşehir Belediyesi’nin halletmesi gerekir.Bunun yanın da bazı mahallelerimiz de yaşanan hadiseler bizleri çok rahatsız ediyor.Barikatlar kurmak,polisle çatışmak hiç tasvip edilecek bir durum değil.Bundan çok üzüntü duyuyoruz.
 
Belediyenin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz sizce yeterli mi ?
Çalışmalar iyi denilebilecek bir seviyede.Daha öncelerini de biliyoruz.Hasan Can beyin özürlülerle ilgili samimi hizmetleri,okullara önem vermesi,çöplerin toplanması ve sokakların temizliği ile ilgili titizlikleri benim aklıma ilk gelen güzel hizmetleri.Ben Çakmak Çamlık ta oturuyorum.Bence İstanbul da ki örnek semtlerden bir tanesi şu anda.Herşeyi ile dört başı mamur bir yer haline geldi.Eski halini bilenler bilir…Bir sıkıntımız olup belediyeyi aradığımız da sıkıntımız hemen gideriliyor.Bu nedenlerden ötürü de genelde belediyemizin çalışmaların dan memnunuz diyebilirim.
 
Türkiyemiz’in durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz ?
Türkiyemiz’in durumunu değerlendirmeden önce siz öğretmenlere biraz dokunmadan edemiyeceğim.Hoş görünüze sığınarak diyorum ki:”Öğretmenin elinden cetveli,Polisin elinden copu alınca memleketin ayarı biraz kaçtı…” Şahsen ben böyle düşünüyorum.Tabi,geleceğimizle ilgili fazla karamsar olmamakla beraber,olumsuz şeylerin gün geçtikçe arttığını gözlemliyoruz güzel memleketimizde.Buna da şüphesiz ki çok üzülüyoruz.Ben 61 yaşımdayım geçmişte gençlik yılların da olsun çalışırken olsun çok şeyler gördük ve yaşadık.Ama bu gün gördüğümüz olumsuzlukları hiç görmemiştik…Bir gün otobüse bindim.Baktım bir bayan yanında ki koltuğa 3 yaşında ki kızını oturtmuş.Yanı başında da 6 aylık bebeği kucağın da genç bir anne ayakta duruyor.Üstelik oturan bayan türbanlı idi.Maalesef kendini dindar gören kesimde de büyük bir yozlaşma ve bencillik başladı.Artık gerisini siz hesap edin.Bunun yanın da gençlerin durumun dan bahsetme me sanırım gerek yok.Yaptıklarını, davranışlarını, kılık kıyafetlerini zaten hepiniz görüyorsunuz.Öğretmenler olarak, vicdanen sizlerde sorumlusunuz bu nesilden..Durum bu.Kısacası: saygı,sevgi ,güven ve merhamet diye bir şey kalmamış.
 
Sivas Belediyesi için ne söylersiniz.
Gerek eski başkan gerekse şimdi ki başkan döneminde çok güzel hizmetler oldu.Oralara uzakta olsak yapılan güzel çalışmaları takip ediyor ve emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz.Sivasımız modern ama;tarihinden ve kültüründen kopmayan bir kimlikle,hak ettiği yerlere yavaş yavaş ilerlemekte.Umarız önümüzde ki yıllarda da Sivas’a yakışır nice nice hizmetler hızını kaybetmeden devam eder.
 
Sizce, Sivas layık olduğu bir yerde mi ?
Kesinlikle hayır.Selçuklu’ya başkentlik yapmış ve Kurtuluş Savaşı’mızın yol haritasının çizildiği bu kadim ve vefalı şehrimiz maalesef hak ettiği bir nokta da değil.Aslında toprağının büyüklüğü,insanlarının çalışkanlığı ve zengin kültürüyle başkent olamayı hak ediyor.Ne yazık ki, bu vefalı şehrimize ilk vefasızlık, ekonomik gücünün elinden alınması ile yapıldı.Önce binlerce Sivaslının çalışarak evine ekmek götürdüğü ‘askeri dikimevi’ İstanbul’a taşıtıldı.Ardın da Turgut Özal döneminde ‘Cer’ fabrikası Malatya ya kaydırıldı.Sivaslı ne yapsın? O da gözü yaşlı anasını-babasını,eşini çolunu çocuğunu arkasında bırakarak,gurbet yollarına düştü.Oysa hiçbir insan doğup büyüdüğü yerleri terk etmek istemez.Ben 40 yıldır buradayım ama hala Sivas’ın adı geçince yüreğim çarpıyor.İnsanları bulundukları yerde yaşatabilmek için çareler üretilemezmiydi? Siyaset niçin var?.. Durumu iyi olan hemşerilerimiz oralara gidip bir şeyler yapmak istiyorlar.Fakat bürokrasi onları yaptıklarına yapacaklarına pişman ediyor.Umarız bir gün doğrular yanlışlara galip gelir…
 
Son olarak mesajınız nedir ?
Evet, çok kalabalığız.Fakat bunu güce dönüştüremezsek hiçbir anlamı yok.Bunu bir örnek ile izah edersek.Şöyle ki:Acıktığınız da size bir ambar dolusu buğdayı mı verseler alırsınız yoksa ekmeği mi? Tabi ki ekmeği alırsınız.Alıp onu hemen kullanabilirsiniz.Bizler de ekmek gibi olalım.Etrafımıza fayda verelim.Basit mevkiler makamlar bizim hedefimiz olmamalı.Sivaslılar olarak ciddi bir siyasi güç olmalıyız.Siyasetle hem Sivasımız hem devletimize hizmet edelim.Ne yazık ki siyasetçiler Sivas’ımıza gereken ilgiyi göstermiyorlar.Layıkı ile hizmet etmiyorlar.Artık, Sivaslılar’ın birlik olma,güçlü olma zamanı gelmedi mi?
 
 
Seyit BOYRAZ
 
1948 Yılında Sivas, Şarkışla Merkezde doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Şarkışla’da tamamlayan Boyraz, vatani görevini bitirdikten sonra İstanbul Polis okulunda öğrenime başladı. 1971 yılında bu okuldan mezun olup polislik görevine başladı. 1982 yılında polislik görevinden malulen emekli olan Boyraz, 1985–1991 Yılları arasında ise Polis emeklileri derneğinde genel sekreterlik görevini Yürüttü.1998 yılından beri Sivaslılar Vakfı yönetim kurulunda yer alan Boyraz, 1999-2001 yılları arasında genel sekreterlik ve 2001 - 2003 tarihleri arasında Şarkışlalılar Derneği başkanlığı yaptı. 2007’den beri Sivaslılar Vakfı genel başkanlığına davam eden Seyit Boyraz evli ve 1 Çocuk babasıdır.
Yükleniyor...