Şarkışla, çok özel bir şehir
Terme'nin Çevreci Köpeği
Helal olsun!
Hz Muhammed'den 40 öğretici metod
05 Eylül 2010 Pazar
Onlar bizim çocuklarımızAli Kanberoğlu:"Onların sevgiye ihtiyaçları var..."
Haber Canan BAYAR
Işığın Sesi İnternet Haber Sitesi olarak;Şakire Hanım Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezine davet edildik. Davet üzere gittiğimizde, karşılaştığımız manzara bizleri çok etkiledi; yine bir hayırseverler topluluğu ve üzerlerine düşen vazifeyi yerine getiren insanlar… Evet merak ettiniz kim bunlar acaba dediniz… Bayer Türk Kimya Sanayi Şirket’i bünyesinde çok değerli çalışanlar… Kendi aralarında bir sosyal yardım gurubu oluşturup, bu yardım fonunda biriken meblayı da okula bağışta bulunmuşlar. Aynı zamanda tüm sınıfların meteryal donanımlarını da sağlamışlar.
Bu gibi yardımlaşmaları gördüğümüzde; insan olan insanlığını hatırlıyor. O okulda ihtiyacı olanda olmayanda var; fakat anne baba ve öğretmenlerin işi çok zor. Bu gibi ‘ağır düzey zihinsel engelli’ öğrencilerin eğitimleri çok zordur. Allah annelere babalara ve onların eğitimini sağlayan öğretmenlere yardım etsin. Evet bir kutlama oldu; okullarında bağışda bulunan hayırseverler davet edilmiş. Bizlerde oradaydık; ve hemen sorularımızı Bayer Türk Kimya Sanayi Limited Şirketi Endüstri Ürünleri Genel Müdürü Sayın Ömer Bakır’a sorduk:
Ömer bey; Bayer Türk Kimya Genel Müdürü olarak yapmış olduğunuz yardımların amacını kısaca anlatırmısınız? Yardımlarımızın amacı; Türkiye’de ki eğitimin problemlerinin çok ağır olduğunu biliyoruz. Şirketlerin ve özel şahısların bu tip problemrin çözümünde eğitimcilerin yanın da yer alarak;yardımcı olmalarının vicdani ve sosyal bir sorumluluk olduğu inancındayız.Bizde mümkün olduğu kadar imkanlar dahilinde bu problemin çözümünde katkıda bulunmak istiyoruz.
Ömer bey; bunun gibi başka projeleriniz oluyor mu? Oluyor ise nerelerde?
Bizim on senedir bu alanda çalışmalarımız var. Türkiye’nin çok değişik yerlerinden gelen teklifleri yönetim kurulunda( SYG LTD.ŞTİ nin yönetim kurulunda; Bayer Türk’ün değil) görüşerek;uygun gördüğümüz projeleri değerlendirip destek veriyoruz. Ağırlıklı olarak eğitim projeleri; ama bunun dışında sağlık ve çevre ile ilgili projelerde var.
Ömer bey; bu okulda yapmış olduğunuz proje çalışmasından bahsedermisiniz? Zorluklar yaşadınız mı?
Hiçbir zorlukla karşılaşmadık, okul bize gerekli adresleri verdi; bizler alacağımız malzemeleri buralardan temin ettik.
Ömer bey; ışığın sesi haber sitesi aracılığıyla ne söylemek istersiniz? Hayırseverlere mesajınız nedir?
Söylemek istediğim tek şey: Türkiye’nin problemlerine bizim gibi şirketlerin katkıda bulunması gerekiyor. Aksi halde problemler gittikçe büyüyecek.
Okulun davetlileri arasında İlçe Milli Eğitim Müdürümüz; bizim kendi deyimimizle ‘Okullar Babası’ İlyas Tekin beyler de vardı; hemen sorularımızı kendisine yöneltik
Sayın müdürüm; burada yapılan davetin anlam ve öneminden bizlere kısaca bahsedermisiniz?
Evet biraz önce törende gördüğünüz üzere Şakire Hanım Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi Okulu’nun hemen bitişiğinindeki Bayer Türk A.Ş. firması bu okulumuza maddi destek sağladı. Bir takım malzemeler aldılar. O nedenle Bayer Türk A.Ş. genel müdürüne ve çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Konuşmamda da söylediğim gibi en büyük yatırım insana yapılan yatırımdır. İnsana yapılan en önemli yatırımda eğitimdir. Eğitim geleceğimizdir, çocuklarımız herşeyimizdir. Bunun içinde yol; eğitimden geçiyor. Sağlıkta önemli, güvenlikte önemli, parada önemli ama hepsi eğitime bağlı. Eğitim her kapının anahtarıdır, her yolu açar. Bunun için herkese teşekkür ediyorum, sizede teşekkür ediyorum.
Sayın müdürüm; bu okulun dününü ve bugününü bize anlatırmısınız. Bu okulu nasıl kazandırdınız? Bu okulu sağolsun daha önce bize üç tane okul yaptıran Çamlıca Kültür Vakfı; bizden bir arsa bulmamızı istediler. Bulduğumuz taktirde engelliler için bir okul yapabileceklerini söylediler. Bizde burayı bulduk. Burası tem oto yoluna sıfır çok güzel bir yerde; onlarda çok beğendiler çok memnun oldular. Ve hemen protokol yaptık. Kısa zamanda bitti. Çok güzelde bir okulumuz oldu. Şu anda burda 150 engelli öğrencimiz okuyor. Ve 300 kişide sırada bekliyor.
Şimdi yeni bir otistik eğitim merkezi yapacağız. Bu okulların sayısının arttırılması gerekiyor. Her ilçede olması gerekiyor. Onun için; engellilere karşı görevlerimizi belki bir nebze olsun yerine getirmiş oluruz.
Okul Müdürü Sayın Ali Kanberoğlu’na da sorularımız oldu;
Sayın Kanberoğlu; kısaca okulunuzun eğitim öğretiminden bahsedermisiniz
Okulumuz ‘ağır düzey zihinsel engelli’ 150 öğrenciye eğitim veriyor. 300 çocukta okulumuza gelmek için sırada bekliyor. Ümraniye’den hariç, 5-6 tane ilçeden bütün engelli çocuklar bu okula geliyor. Anadolu yakasında sadece Ümraniye’de var. Başka bir ilçede yok. Her ilçede böyle bir okulun olması şart. Okulumuz da anasınıfından 8.ci sınıfa kadar, 8.ci sınıftan sonrada üç yıllık iş eğitimi programı gereği; iş sözleşmesi düzenleyerek eğitim veriyoruz. Ama iş eğitimimizin yaş sınırı yoktur .16 yaş yukarı olan bütün çocukları alabiliyoruz. Bizden sonrada iş eğitim merkezlerinde sürekli eğitim alıyor çocuklarımız.
Ağır derecede öğrenme güçlüğü olan bu öğrencilerin eğitiminde, öğrenme süreçlerinde ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz?
İlk 5 yıl çocuklar bize yöneltildiklerinde yaşları 9- 10- 12 aralarda geliyor. Bu okulların olmadığından, gelen çocukların perfonmansını belirliyoruz. Hangi sınıfta eğitim alsa daha iyi olur diye öğretmenlerimiz yaş itibariyle ayırmakta; tabii en küçük sınıfa indiremiyoruz. En az ikiye kadar çeke biliyoruz büyük yaştaki çocukları 2.ci sınıftan yukarıya bunlara eğitim veriyoruz. 5.ci sınıfa kadar akademik beceri eğitimi veriyoruz. Tuvalet alışkanlığından, yemek yemeğe, diş fırçalama, üstünü başını toparlamaya kadar bu tip alışkanlıkları kazandırıyoruz. Fakat 6-7. sınıftan sonra yavaş yavaş okuma yazmayı; alabilen çocuklara alabildikleri kadar eğitim veriyoruz. Bu tip çocuklar genelde resim becerileri, el becerileri gibi bu alanlardan çok hoşlandıkları için genelde bu alanlarda eğitim veriyoruz.
Eğitim uygulama bölümünüzün;zorunlu eğitim yaşı içinde bulunan öğrencileri varmı?
Eğitim uygulama yaşı 3 ile 4 buçuk yaşından başlıyor;16 yaşa kadar eğitim uygulaması zorunludur. Bunlar mecbur geliyor, eğitimlerini de veriyoruz.
İş eğitimi bölümündeki öğrencilerden, eğitimlerinden kısaca bahsedermisiniz?
İş eğitimi bölümü öğrencilerini sosyal aktivitelere çekiyoruz; el becerilerini geliştirmesi için kendisininde sorumluluk alabileceği ben bunu yapabilirim diyeceği duygusuna kapılabilmesi için; basit şekillerde boyamadan tut kesmeye yapıştırmaya zımparalamaya verniklemeye kadar değişik tip görevleri çocuklara vererek; kendi kendilerine bir şeyler yapma hazzını hissettiriyoruz.Ayrıca sosyalleşmiş oluyorlar. İleride çocuklarımızın yaptıkları aktiviteleri; eğer sponsor bulabilirsek dışarıda sergilemeyi düşünüyoruz.
Okulunuzun donanımlarından bahsedermisiniz?
Okulumuzun donanım olarak tek tip bir projedir. Türkiye’de ve İstanbul’da tek bir okuldur. İlk defa yurt dışından bu okulumuzun projesi gelmiştir. Bu okul özel eğitim öğrencileri için yapılmıştır tasarlanmıştır. Hayırsever Asım Ülker tarafından yaptırıltırılıp Milli Eğitime devredilmiştir. Okulumuzun tuvalet eğitimi ve her eğitimi sınıf içersinde veriliyor. Yemekhanede de yemek yeme eğitimi veriliyor. Donanımlarımıza gelince; tüm sınıflarımızın meteryal donanım ihtiyaçları Bayer A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiştir.. Bu alınan meteryal donanımları; 20 milyarlık bir bütçe gerektirdiği için; imkanlar kısıtlı olduğundan, personel çalıştırdığımızdan ve diğer ihtiyaçlarımızdan dolayı temin edememiştik. Şu anda tüm sınıflar gerekli olan meteryallerle donatılmıştır.
Okulunuzun vizyonu kısmında “öğrenemeyen insan yoktur” sözünden bahsetmişsiniz.Bunu bize kısaca açarmısınız.
Evet “öğrenemeyen insan yoktur” gerçekten yoktur ama eğitimciler bunu yürekten hissetmeli; çok duygusal olmalı; bizim yapmış olduğumuzun iş çok kutsal bir görev... Ben şahsen öyle hissediyorum. Burda eğitim alan çocukları kendi çocuğum olarak görüyorum. Her insan sosyal ve fiziksel bir engele adaydır.. Her an her zaman. Ama bu çocukları ileride gördüğüm zaman bunları eğer topluma kazandıra bildiysem; en büyük mutluluk budur benim için... Ve bu özveriyle çalışıyorum.
Okulunuzun rehberlik çalışmalarında ev ziyaretleri yapılıyormu? Yapılıyor ise öğrenciye ve veliye ne kadar yararı oluyor?
Evet okulumuzun bu ziyaretleri çok yararlı oluyor. Çocuk; öğretmenin onu ziyaret ettiğinden büyük mutluluk duyuyor. Aile içinde bir huzur ortam oluşuyor. Velide bizimle ilgileniliyor; gerçeğini kabulleniyor. Biz her sınıf öğretmeni ve okul aile birliği olarak bütün velilerimizin evlerini tek tek ziyaret ediyoruz. Gitmek zorundayız. Çocuğun okuldaki durumunu da evdeki durumunuda görmek durumundayız. Ona göre program uyguluyoruz.
Okulunuzun eğitim öğretiminde kaynaştırma uygulamaları oluyormu? Oluyor ise öğrenciye ne kadar yararlı oluyor?
Evet üç yıldır ben bu okuldayım. Hemen hemen 7-8 öğrencimiz almış olduğu eğitim perfonmansından dolayı özel eğitim sınıfında eğitim alıyor şu anda. Bu okulun bir üstünü başarmış oldukları için gönderdik. Biz hem, rehberlikle beraber çalışıyoruz. Rehberlik araştırma merkezi 2 ayda bir olsun gelip çocukların perfonmanslarına bakıyor. Eğer öğretmenimiz derse ki: bu öğrencinin okulumuzun bir üst sınıfına geçmesi gerekir veya özel eğitim sınıflarına gitse daha iyi olur ; hemen ona uygun bir okula, kaynaştırma olarak gönderiyoruz.
Öğrenci kapasiteniz yeterli mi?
Yeterli; yani her sınıfımızda hemen hemen 8’şer öğrenci var. Ağır engellileri en fazla 4 er öğrenci olarak koyabiliyoruz sınıflara ve başların da 1 öğretmen ; diğerlerine de 2 öğretmen girebiliyor. Kapasitemiz doldu şu anda.Mevcut 150 öğrencimiz var. 22 derslik olunca; onun üzerine çıkamıyoruz.
Bizim aracılığımızla topluma neler söylemek istersiniz
Herkesin engelin ne demek olduğunu bilmesini, bu tip okulları ziyaret etmelerini tavsiye ederim. İnsanların yerinde görmesini, bakış açılarını değiştirmelerini isterim. Toplumdan sadece çocuklarımıza sevgi vemelerini isterim. Onların sevgiye ihtiyaçları var.
Ali Kanberoğlu
21.09.1955 Rize Merkez Soğuk Çeşme Köyü'nde doğdu. 1966 yılında İlkokulu köyünde; Ortaokulu Ortapazar Köyü'nde, Liseyi Rize Lisesi’nde bitirdi. 1976–77 Rize Eğitim Enstitüsü’ne başlayıp 1980 de Ankara Eğitim Enstitüsünden Sınıf Öğretmeni olarak mezun oldu.Öğretmenliğe ilk defa Kastamonu Eğitim Yüksek okulunda kursiyer öğretmen olarak başladı.Sonrada Erzurum’un Narman İlçesi Çimenli köyünde 3 yıl, merkeze yakın Araköy Köyü İlkokul Okulu’nda 2 yıl çalıştı.
Kars’ın Tuzluca ilçesi Küçük ova köyünde 3 yıl,Tuzluca Öğretmenevi Müdürlüğü'nde 5 yıl Müdür Vekili olarak görev yaptıktan sonra İstanbul Ümraniye Pınarbaşı İlköğretim Okuluna nokta tayini ile atanarak orada 2 yıl öğretmenlik, 2 yıl Müdür yardımcılığı yaptıktan sonra Ümraniye Kazım Karabekir Mahallesi'nde yeni açılan Zehra Ülker İlk Okulu’na kurucu Müdür V. olarak geçti ve 2 yıl görev yaptı.Yine aynı mahallede yeni yapılan Kazım Karabekir İlköğretim Okulu Kurucu Müdür Vekili olarak görevlendirildi.
2.5 yıl Müdür Vekilliği yaptığı sırada yerine asil müdür atanınca kadrosunun olduğu Zehra Ülker İ.Ö. Okuluna Müdür Yardımcısı olarak geri döndü. Bir ay sonra Ümraniye 60.Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Müdür Vekili olarak görev yapmaya başladı.
1,5 yıldır bu göreve devam etmekteyken, Norm Kadro gereği kadrosunun bulunduğu Zehra Ülker İlköğretim Okulu'na valilik onayı ile Müdür Yardımcısı kadrosuna geri çekildi ve Okul Müdür Vekilliğine de vekaleten görevlendirildi. 19.03.2001 tarihinden itibaren Müdür Vekili Görevini yürütmeye başladı.
18 Ocak 2005'te Zehra Ülker İlköğretim Okulu'na asil Müdür olarak atandı.Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nce 21.11.2005 Tarihinde Şakire Hanım Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi Müdürlüğüne Müdür Vekili olarak görevlendirildi. Halen bu görevi yürütmekte olan sayın Kanberoğlu meslekte 26.yılını çalışmakta olup, evli ve 2 çocuk babasıdır...
Yükleniyor...
|
|