Kırk yıl geceleri şiir yazdı...

Trabzonlu Ali Rıza Kaya;kırk yıl geceleri şiir yazarak yirmi bin dörtlük yazdı.

02 Temmuz 2009 Perşembe 16:55
burak
Haber Tarık EREGAN
 
Pendik’te Büyük Cami’nin avlusunda bir arkadaşı beklerken; elinde bir demet çiçek sırtında haki renkli pardüse  ve biraz ilginç görünümlü olan Trabzon-Çaykaralı Ali Rıza Kaya bey ile tanıştık.Aslında ilk laf ondan geldi.Beni süzerek yanıma yaklaştı ve Karadeniz şivesiyle: ”Gazeteci musun?” dedi.Bende ‘evet amca’ dedim.Anlatmaya başladı…Kültür evinde şairlik ve yazarlık kursu olduğunu ve elindeki çiçekleri de kursu veren hocalarına götürdüğünü söyledi.Şair Ali Rıza Kaya beyle sözleştik ve onunla kurstan sonra kısa ve hoş bir söyleşi yaptık.Yaptığımıza da değdi.Çünkü; Ali bey 40 yıllık gece bekçiliği döneminde; yirmi bin dörtlük şiir yazmış; ilginç bir insan…
                                                          
Şairliğe nasıl başladınız?
Şiire on dört yaşında başladım.Ondan önce kara kalem çalışması ve resim yapardım dünya çapında.Bana bıraktırdılar resim yapmayı…
 
Kim bıraktırdı?
Sevdiğim bir kızın resmini yapmıştım.Arkadaşım alıp vermiş ona.Kız demiş:Sen mi yaptın? Arkadaşım demiş:Ali Rıza yaptı.Ondan sonra işi şiire çevirdim…Sene 1953 te okulu bitirdik ve ilk “Aşk” isimli şiirimi yazdım.Benim hocam, ilham kaynağım”Kerem ile Aslı” kitabı idi.Onu okuyunca beni şiir yazmaya teşvik etti.Dolayısıyle; yazdım geceleri sabahlara kadar yazdım!..Sonra düğünlerde meclislerde şiirler söyledim,şairlerle atışmalara katıldım ve sene 1966 da Pendik Veteriner Araştırma’da işe başladım.Bana burada bekçilik,nizamiye görevi verildi.
 
Ve kırk yıl boyunca geceleri şiir yazdınız…
Evet.Bu değerli fırsat herkese nasip olmaz.Adam şair olur ama; işten fırsat bulamaz yazmaya…
 
Tanınmış edebiyat dergilerinde şiirleriniz çıktı mı?
Hayır. Yanlız, kendi şiirlerimi toparlayarak bir şiir kitabı bastırdım iki bin kadar ve onları sattım.Kitabımın adı ”Ali Rıza’dan seçmeler” idi.O zaman; tahminim vardım otuz beş yaşlarında;şimdi yetmiş yaşlarındayım.
 
Yetmişli yıllarda Trakya’da bir salgın vardı. Ben önledim dediniz…Nasıl önlediniz?
Ben veteriner değilim, mühendis değilim…Ben o zaman ilkokul mezunuydum.Şimdi lise mezunuyum.Altmış sekiz yaşında diplomayı cebime indirdim…Bir yıl resim kursuna gittim şimdi de yazarlık kursuna gidiyorum.
 
Maşallah! Gelelim şu salgına…
Ha, vali yardımcısına çıktım ve dedim:Sayın valim, Trakya’da büyük bir salgın vardı;hayvanlar topluca ölüyordu.Ama ben bunu önledim.Dedi:Nasıl önledin? Dedim:Propogandayla…Gelen hayvan üreticisinin kulağını çektim.Söyledim ona:Sen hangi akla hizmet ediyorsun?Aşı yapmadan bu hayvancılığı nasıl yapıyorsun?..Şimdi bir tane aşısız hayvan yok orada…Kuruttum hastalığı; yok oldu.Ben bir ilkokul mezunu olarak; fakat şair ve üç lisan bilen biri olarak…
 
Üç lisan mı biliyorsunuz? Hangileri?
Eski Rumca ve Arapça…
 
Yirmi bin dörtlük şiir yazmışsınız.Nasıl oldu bu?
Pendik Veteriner Araştırma’ya başladıktan sonra yazdım geceleri.Bunun dışında da bir çok şiirler yazdım.Bir gün Zonguldak’ta arkadaşlarla deniz sefası yapmak için kayık kiraladık.Dediler bana: şiir defterini de getir. Şiirler okuduk eğlendik o gün.Fakat defter orada kaldı, kayıplara karıştı.Buna benzer bir çok şiirlerim kayboldu.
 
Şiirlerinizi sadece şiir olsun diye mi yazıyorsunuz;yoksa elinizde ki ‘sigara’ ile ilgili şiir gibi mesaj mı yüklü?
Bu sigara şiirim çok uzun; kitap olacak.Bunun sekiz heceli ve on bir heceli olanları da var.Fakat maddiyatım yok kitabını çıkarmaya.Efendime söyliyeyim:Resulullah Efendimiz’e de bir şiir yaptım.O da defter halinde duruyor.Yazdığım yirmi bin dörtlük şiirimden on tane kitap çıkar.
 
Konusu ne bu yirmi bin dörtlüğün?
Bir bakarsın  savaş var Bosna’da;ondan bahseder.Bir bakarsın memurlar sıkıntıda;ondan bahseder.Bir bakarsın ünlülerden bahseder.Diyelim;sayın Turgut Özal,sayın Süleyman Demirel.sayın Tansu Çiller,sayın Tayyip Erdoğan…
 
Tarihi kronolojik bir şiir sanki?
Burada göreve başlayınca kendime dedim:Ali Rıza geceleri burada ne iş yaparsın?Burada yalnız bunalırsın sıkılırsın.Hayır! dedim.Şiir yazarım…
 
Şiir haricinde farklı bir şeyler de yaptığınız oldu mu?
Proje yapıyorum.
 
Ne projesi?
Devlet için;millet için;ülkem için;ülkeler arası,dünya çapında;bir gelir getirebilecek projeler yapıyorum.
 
Farklı bir yönüm de bu; sadece şair değilim diyorsunuz?
Evet.Turizm Fedarasyonu’na birkaç yıl önce yüz yetmiş tane proje gönderdim.Ben para istiyordum;onlar takdirname gönderdiler…Dünyanın işi ters…Çünkü benim paraya ihtiyacım vardı…Evim yoktu.Emekli olduk elli bin lirayı zor denkleştirdik;evi alınca elli bin lira daha borçlu kaldık.İki iki zor ödedik onu.Çocuklara dokunmuyorum;onların rahatları bozulmasın diye…Onlarında çocukları var çünkü…
Yükleniyor...