Kick-Boks´un yıldızı yükseliyor

"İki sene öncesine kadar daha çok varoşların ilgilendiği, özendiği bir spordu."

08 Ocak 2009 Perşembe 00:19
burak
Haber Tarık EREGAN
 
Kick- Boks Antrönörler,Gözlemciler ve Hakemler Derneği Asbaşkanı sayın Engin Yılmaz ile; her geçen gün popülaritesi artan Kick-Boks’u konuştuk.

Hocam ne işle meşgulsünüz?
Kick Boks’un milli antrönörlüğü ve hakemliğini yapıyorum. Ayrıca İstanbul Hakemler Komite üyesiyim. Ve yine, Kick- Boks Antrönörler, Gözlemciler ve Hakemler Derneği’nin as başkanlığını yapıyorum. Yine Cemal Kamacı A.Ş.’de de hocalık yapıyorum. Anlayacağınız üzere zamanımız daha çok Kick- Boks ile geçiyor.
 
Kick- Boks’ukısaca bize tanıtırmısınız?
Kick- Box bizim Mai- Tai dediğimiz bir branş var. Doğuda yapılan bu sporun yumuşatılmış şeklidir Kick- Boks. Biz Türkiye’de Kick- Boks’u altı kategoriye ayırıyoruz. Bunlar light contack, semi contac, full contac, orkıng, k-1 ve danslı. Görüldüğü üzere altı kategoride yapılan bir spor branşı olan Kick- Boks’u  bizler, danslı hariç diğerlerini daha çok yapıyoruz.
 
Federasyonunuz var değilmi?
Tabiki; 1994’ten beri Federasyonumuz var.
 
Kurarken biraz sıkıntı yaşadınız hatırladığım kadarıyla…
Tunç beyin önemli gayretleri oldu ve iki dönem başkanlık yaptı. Sonra Saim bey’i başkan yaptık. Nurettin Olgun abimizde İstanbul temsilcimiz. Hep beraber İstanbul’da güzel organizasyonlar, tanıtımlar ve müsabakalar yapmaya çalışıyoruz.
 
Daha çok hangi kesim bu spora meraklı?
İki sene öncesine kadar daha çok varoşların ilgilendiği, özendiği bir spordu. Ama şimdi öyle değil. Son dönemlerde sosyeteden yoğun ilgi var. Son zamanlarda popüler olduk yani. Tabi bunda görsel ve yazılı medyanın Kick- Boks’a sık sık yer vermesinin etkiside var.
 
Niçin Kick- Boks ?Bir çok uzakdoğu sporu var iken
özelliği şu: Kick- Bokssavunmadan ziyade dövüş tekniğini kapsayan bir spordur. Bir yemeği yedikten sonra birde tatlı yerseniz, yemekten daha çok lezzet alırsınız. Kick- Boks, karete ve tekvando daki gibi sadece  elle değil , tekme ve ellle de yapılan bir spor.
 
Adam dövmek daha mı lezzetli oluyor bu sporda diyorsunuz?
Adam dövmek değilde kendini savunma maksatlı diyelim. Kendinizi daha rahat savunabiliyorsunuz. Çünki tekmeyi kullanamadığınız yerde , yumruklarınızı kullanabilirsiniz. Bir artısı daha var. Antreman yapan kişi zorlanarak bu sporu yapıyor. Çünkü; karnına, midesine, bacağına çok darbeler alıyor, böylelikle de darbelere karşı dayanıklı oluyor. Ringe çıktığı zaman veya sokakta kavga ettiğinde kendisini daha rahat koruyabiliyor. Bu yüzden diğer sporlara nazaran antremanları ve karşılaşmaları daha sert geçiyor. Yani sertlik var bu sporun içersinde.
 
Hocam son zamanlarda ve özellikle özel bir kanal da Kick- Boks müsabakalarını sık görüyoruz. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Popüler olmasından ziyade şöyle bir özellik var: Fedarasyon olarak Dünya Şampiyonları çıkartmışız. Reyting kaygısıyla görsel medya biraz şu anda ilgileniyor. Fakat bir futbol kadar hak ettiğimiz ilgiyi göremiyoruz. Futbolcuları yere göğe sığdıramıyorlar. Biz 4-5 tane Dünya Şampiyonu, Avrupa Şampiyonu çıkartmışız, kimsenin haberi yok.
 
Federasyon olarak ne tür sıkıntılarınız var şu anda?
Ankara ile İstanbul arası 420 km. Bizim federasyonun sıkıntılarını hissetmemiz için içinde bulunmamız lazım. Özellikle de ‘Merkez Hakem Kurulu’ dediğimiz oluşumun içinde olmalıyız. Şimdi biz ordaki zorlukları hissedemiyoruz. Hissedemedeğimiz içinde biz burda bunun yansımasını alamıyoruz. Ama İstanbul için derseniz; nasıl sıkıntılar yaşıyorsunuz diye? Gençleri teşvik için yapacağımız musakabalara sponsor bulamıyoruz. Belediyeler den yararlanmaya çalışıyoruz. Onların bu tür faaliyetler için ayırdıkları sınırlı paraları var. Fakat bunu  bizim üzerimizde fazla kullanmak istemiyorlar. Ama bizim sık sık gidip ısrar etmemiz bazende olumlu sonuçlar veriyor. Yakın zamanda Avcılar Belediyesi’nden sponsorluk desteği gördük. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum.
 
Okulların ve öğrencilerin teveccühü nasıl?
Okullardan çok uzağız. Bu sporun öncelikle akademik seviyede;  beden eğitimi öğretmenlerine verilmesiyle; okullarda da yaygın bir şekilde tanına biliriz. Bize gelen öğrencilerin antreman çıkışında eşe dosta anlatmasıyla şu an için okul çevrelerinde tanına biliyoruz. Ayrıca ben şu an Cemal Kamacı spor salonunda hocalık yapıyorum. İlerleyen dönemlerde becerebilirsek etrafımızda ki okulların öğrencilerine ücretsiz kurs vermeye çalışacağız. Bu örneği gerçekleştirebilirsek bu silsile yoluyla İstanbul’un bütün okullarına yayılacaktır. Birde önemli olarak şunu söylemek istiyorum; Türkiye’de lisanslı sporcu olarak futboldan sonra en fazla biz varız.
 
Hocam bu spora başlamanın belirli bir yaşı varmı?
Ben kendi adıma söylüyorum; benim için ideal yaş başlamada 7 yaştır. Çünkü 7’den önceki yaştaki çocukların ilgisi hemde refleksleri çok zayıftır. Bu nedenle bana gelen arkadaşları ben önce karete gibi sporlara yönlendiriyorum. Bizde kata olmadığı için, çok önemli olan bu figürü öğrenmeleri önemli. 4-7 yaş öğrencilerin, kata tekniklerinin olduğu karete ve tekvando gibi sporlara yönelerek bazı figür ve hareketleri öğrenerek bize gelmelerinin daha faydalı olacağını düşünüyorum.
 
Bu tür sporları yapanlarda çok samimi dindarlık görüyoruz. Buralara gelmeden öncemi böyleydiler yoksa buralardamı değişiyorlar. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Şimdi o tür insanların kötü alışkalıkları yok. Dışarıya bağımlılıkları yok. İşten eve evden işe. Bir yerlere takılmaları lazım. Oralarda spor salonları oluyor. Dindarlar için, vakitin değerlendirileceği nitelikte görülüp değerlendiriliyor spor salonları.
 
Hocam bildiğiniz üzere bizim ata sporumuz güreştir.. Hatta Peygamberimiz de güreşirmiş. Yine bir atasporumuz olan ‘binicilik’ ise; daha çok sosyetenin eğlencesi olmuş vaziyette. Fakat son yıllarda uzakdoğu sporlarına önemli bir yöneliş var ülkemizde. Bunu nasıl izah edersiniz?
Aslında benim tahminime ve anlayışıma göre hiçbir sporu dinsel veya dinin dışında diyerek düşünmemek lazım. Bedensel ve zihinsel gelişimi sağlayan tüm spor uygulamaları insanın gelişimine faydalıdır. Size bir örnek vereyim. Örneğin bilardo da bir spordur. Ama dernek adı altında açılan yerlerde ve sigara dumanı içersinde bu oynanılırsa; bunun sporluğu nerede kalır?
Evet, tam bir devlet politikası olmasada; uzakdoğu sporları ülkemizde yayılıyor. Oysa devletin desteği olsa daha sağlam ve başarılı sporcular yetişir. Bu tür sporların yapıldığı ülkelerde sporcular sadece sporla uğraşıyor ve devletten maaş alıyor. Bizde de milli takımda olan başarılı sporcularımız bile sabah işe; akşam ise yorgun halde antremana geliyorlar. Bir an önce işten elleri çektirilmeli ve bu sporculara ve teknik adamlara yeterli maaş bağlanmalı. Ama çok zor görülüyor…
 
Sohbetimizin başında önemli dereceleri ve şampiyonluğu olan arkadaşlar var dediniz. Hocam devlet bunlara sahiplendi mi?
Dünya şampiyonu olmuş, derece almış bir çok arkadaşımız var. Fakat devletimizin bunlara karşı ciddi bir ödüllendirmesi olmadı.
 
Bir kutlama mesajıda mı gelmiyor?
Evet onlar gelebiliyor. Fakat bir futbol bir basketbol bir atletizimde sunulan imkanlar ve saltanatlar, bizim öğrencilerimize gelince yok. Ne bir daire ne bir araba; ne bileyim ,onun devamında bir aylık bağlanması şeklinde taltifler yok.  
 
Neye bağlıyorsunuz bunu?
Neye bağlıyoruz. Bence umursamazlığa geliyor. Ciddiye alınmamak, ehemniyet verilmemek. Bu tür düşünceler… Zikrim, fikrim bu yönde. İnsanlara sahip çıkılması lazım. Dünya şampiyonu olmuş arkadaşlarımız var. Verebildikleri özel derslerden aldıkları parayla, Antalya’ya müsabakalara gidiyorlar. Bu kadar zorluklarla, sıkıntılarla uğraşmalarına rağmen bu arkadaşlarımız dünya şampiyonu oluyorlar. Türklüğün şanını göklere kadar çıkarıyorlar.
 
Bu sporun geleceğini nasıl görüyorsunuz ?
Mükemmel. Yani ölmeyecek bir spor. Yok edilmesi zor bir spor. Vücudun bütün organlarının çalışması ve görsel olarak haz vermesi önemli artıları. Şunu eklemek istiyorum. Bazıları diyor ki; çok zor ve tehlikeli spor. Ben diyorum ki: Bir ailenin iki çocuğu varsa birini Kick- Boks’adiğerini futbola versin. Bir yıl içersinde hangisi daha çok sakatlanıyor izlesin. Ben bunun gözlemini kendim yaptım. Futbola giden bir çocuk bir ayda en az beş kez sakatlanırken, Kick- Boks’a giden senede bir kez bile zor sakatlanır. O yüzden Kick- Boks korkulacak değil sevilecek bir spor. Kick- Boks karşılığı olan bir spordur. Her hamlenin bir karşılığı vardır. Futbolda ise koşan bir sporcuya çelme takılsa onun karşılığını vermek veya tekme atılsa tekme ile cevap verilmesi zordur. Ama Kick- Boks öyle değildir,her hareketin karşılığı vardır ve bertaraf edilebilir. Buda çok önemli bir özellik.
 
Hocam ölene kadar devam mı bu spora?
Yaş 44. Şu kapıdan çıkacağımızı bilemiyoruz. Ama inşallah devam edeceğiz. 4 çocuğum var, ikisi kız ikisi erkek. Dördü de bu sporu yapıyor.
 
Sanırım siyah kuşaksınız? Kaç danınız var?
Evet siyah kuşaktayım. Bizim, federasyon tarafından denkliklerimiz yapılmadığımız için “dan “ işi şu an için askıda. Federasyon olarak bazı çalışmalarımız var.
 
Hiç derece kazandığınız oldumu?
Bizim derecemiz olmadı. Şu yüzden: 1994 yılında federasyonumuz kurulmuştu; Biz temelden öğrendiğimiz için bu sporu ; hemen akabinde hakemlik ve antronörlük seminerleri açıldı. Ve biz maçlara giremeden direk hocalık ve antronörlük yapmaya başladık. Bizim zamanımızda federasyon olsaydı ringlerden yetişmiş olacaktık. Biz kulüplerde kendi aramızda maçlar yaparak şimdiki dereceleri ve ünvanları elde ettik.
 
Son olarak ne söylersiniz?
Gençler oturup kalktıkları ve dolaştıkları kişilere dikkat etsinler. Herkesle arkadaşlık kurulmaz, bir şeyler paylaşılmaz. Zaman çok kötü. Yaramaz arkadaşlarla gezeceklerine bir salona gidip sporla uğraşsınlar. Para bulamıyorlarsa belediyelerin ücretsiz salonlarına gidip o imkanlardan yararlansınlar.Ayrıca değerli sayfalarında bizlere yer veren IŞIĞIN SESİ’ne; camiamız adına çok teşekkür ederim.
 
Engin Yılmaz
 
1965 Gümüşhane- Torul doğumlu. İlkokulu Okmeydanı İstiklal İlköğretim Okulu’nda, Ortaokulu Okmeydanı Ortaokulu ve Liseyi Okmeydanı Kaptanpaşa Lisesi’nde okudu. Türkiye Turizm ve Yatırımcıları Derneği’nde çalışan sayın Yılmaz, akşam saat 18:00 dan sonra da spor A.Ş. ye ait Cemal Kamacı Spor Kompleksi’ne giderek ders vermektedir. Sayın Yılmaz, evli ve dört çocuk babası olup Kahıthane’de ikamet etmektedir.
Yükleniyor...