Şarkışla, çok özel bir şehir
Terme'nin Çevreci Köpeği
Helal olsun!
Hz Muhammed'den 40 öğretici metod
09 Eylül 2010 Perşembe
AİKİDO´yu hocalarıyla konuştukTurhan hoca:"Bizim de Osmanlı Tokatı´mız var!"
Haber Tarık EREGAN
Aikodo hocaları Turhan ve Ömer hocalar ile; yeni tanınan ve ilginç ritüelleri bulunan bu sporu konuştuk.Sohbetimiz çok keyifli ve bilgilendirici geçti.Daha çok sorularımızı Ömer hocaya yönelttik.Turhan hocamız, kendisinden daha genç ve heycanlı olan Ömer hocamızın, sorularımızı cevaplandırmasını isteyerek mütevaziliğini korudu.Ömer hocayı derviş sözlü ve gönül ehli bulduk ve başladık sohbete…
Hocam Aikido nedir?
Aikikdo en iyi bilinen tarifi ile bir ‘Yaşam Sanatı’dır.
Sanırım felsefi ağırlıklı bir spor?
Tabi tabi .Zaten bir spor isminin sonunda (do ) varsa Tekvando,Aikido,Judo gibi … Bu “do”ların anlamı (yol )manasındadır.Dolayısıyla sonun da (do )varsa bir sanatın , bir felsefi alt yapısının da olduğu anlaşılır.’”Ai” bir olmak , entegrasyon ,harmanlaşma manasındadır.’’ki’’ ise evrensel enerji anlamındadır.Ve hepsi bir araya geldiğin de ‘’Evrensel enerji ile bir olma yolu’’ anlamını içermektedir.
Fedarasyonunuz var mı?
1999 da Judo Federasyonu’nun alt yapısı içersinde çalışmalarımıza başladık. Şu anda da Wushu Fedarasyonu’nun alt yapısında faaliyet gösteriyoruz.
Kaç yaşınızda başladınız?
Ben 24 yaşın da bu sanata başladım.Fakat Aikido için 24 yaş erken bir yaş Tabi ki şundan dolayı erken olduğunu düşünüyorum; Aikido ‘nun felsefi temelini kavramak olgun bir yaşla mümkün.Bu sanattın kurucusu Morehei Ueshiba da olgun bir yaşta başlanmasını tavsiye ediyor.Bu sanat, savaş tekniklerini uyguladığı için daha çok kişilerin eklemlerine baskı şeklinde icra edilmekte. Dolayısıyla sert bir sanattır.Bu yüzden de çocuklara öncelik vermiyoruz ,daha çok gelişkinleri önceliyoruz.
Nasıl başladınız?
Ansiklopedi de savaş sanatları bölümünü okurken dikkatimi çekti ve ilk orada tanıdım.Bu spor ile ilgili bir söz; beni bu sanata bağladı .O sözde ‘’rakibinin gücünü ona karşı kullanmak sanatıdır.’’Bu sözden sonra araştırmaya başladım,araştırmam 2 yıl sürdü . Yıllarını uzakdoğu sporlarına adayan arkadaşlarımız bile neymiş bu ‘’Aikido’’diyorlardı. Sonra bir firmada çalışan arkadaşım, Aikido sanatının bir salonda açıldığını söyledi.O salon da; yıllarca bu sanatı öğreneceğim ve sonrada öğreteceğim sizin bulunduğunuz bu salondur.Salonun sahibi Recep Işık’la da tanışmamız böyle
oldu.
Herkesin yapabileceği bir spor mu?
Teknik alt yapı özellikleri fazla olan bir sanat olduğu için çok sabır gerektirir.Bu nedenle her insanın, özellikle manevi gücü zayıf olan kişilerin yapacağı bir sanat değildir.Diğer dallara da haksızlık olmasın saygısızlık telakki edilmesin.Bu söylediğim sözler o sanatlar için de geçerlidir.Sabır, uzakdoğu sanatları’nın asıl temelidir.
Daha çok hangi yaşlarda ki insanlardan talep var?
Bize daha çok öğrenci gençler geliyor ama biz onlara diyoruz ki 18-25 yaş arasındakilere verebileceğimiz şeyler çok az ama siz sokakta birkaç kişiyi pataklama hevesinde iseniz yine de gelin bu sanattın felsefi alt yapısını öğrenin ve ileriye hazırlık yapın.Kuşkusuz bu yaşta ki gençlerin damarların da ki kan, kaynıyor.
Şampiyonalar düzenliyor musunuz?
Aikido nun musabakası olmaz
Allah Allah!
Çünkü kendi felsefesine aykırıdır.Şimdi bu bir savaş sanatıdır.Savaş nedir.? Yıkımdır…Oysa
savaşın olduğu bir yerde kural olabilir mi? Olmaz…Müsabakalar da kurallar vardır.Bu da bu işin felsefesine ve mantığına aykırıdır.
Müsabakası yoksa nereye kadar böyle gidecek?
Bize gelen insanın rakibi, kendisidir. Biz ona istesek öncelikle bir el nasıl kırılır ,bir kol nasıl kırılır öğretiriz… fakat bu bizim öncelikli işimiz değil. Bunlar çok kolay şeyler.Kullandığımız teknikler bizim için amaç değil araçtır.Dolayısıyla müsabaka olduğu zaman kişi ,kendine değil rakibine odaklanır.Oysa işin felsefesi kendine odaklanarak, kendini anlamaktır,Yunus’un dediği gibi kendini bilmektir…
Aikido sözcüğünü sıkarsanız Mevlana’yı bulursunuz .’Dünyayı sadece aşk kurtarır.’der.Uzakdoğu sanatçılarının hemen hepsi bir sanat dalında Üstad tır.Hat sanatı gibi.
Uzakdoğuya gittiniz mi?
Çok istedim fakat maddi imkanlar yüzünden gidemedim.Japonya da pahalı bir ülke o yüzdende zor.
Kalacak sıkıntısı olmaz; bizim ‘Fatsalı Samuraylar’ var orada.
Hiç duymadım.
Her zaman müsabaka düzenlemiyoruz dediniz, o zaman derecelendirmeleri nasıl
yapıyorsunuz?
Kuşak imtihanları olur 3 ayda bir.Salon hocaları siyah kuşağa kadar kendileri yapıyorlar derecelendirmeleri.Danları ise, Wushu Federasyonu yapıyor.(Teknik Kurul Başkanı Aytekin Karaca )
Federasyon için çalışma var mı?
Ödenek sorunları var.Biz kendimiz, aramızda ‘Gösteri Şampiyonası’ düzenliyoruz.Çünkü müsabaka yapmıyoruz.Böylelikle ödenek alıyoruz.
Gelen para yeterli oluyor mu?
Hayır.Hangi iş olursa olsun işin yaygınlaşması için para gerekir.Sponsor sıkıntısı var…Destek yok bu konuda…
Bu sporu yapmak için talep daha çok hangi kesimden geliyor?
Açıkcası daha çok bilinçli insanlar geliyor.Öğrencilerimiz arasında, önemli meslek sahipleri de var.
Aikido yorucu bir spor mu?
Öğrenmesi çok ciddi süreç gerektiren bir sanat
Sık sık ‘Sanat’ tabirini kullanıyorsunuz bu spor için.Niçin?
Çünkü işin estetik boyutu var.İkincisi, her ne kadar sert ve kırıcı bir spor olsa da; rakibi inciltmemek esastır. Çalışma arkadaşlarınıza:” kucağınızda ki bir bebeğe gösterdiğiniz özeni gösteriniz” deriz.Çünkü Aikido nun çalışma şekli genelde danışıklı dövüş şeklindedir.O yüzden çalışma arkadaşınız çalışma esnasında, vücudunu size teslim eder.Tamamen güven içeren sanattır.Sanat içersinde çalışmalar,tekniği yapan ve tekniği yiyenin devamlı değiştiği bir sistem içersinde yürür.Yenme ve yenilmeyi devamlı yaşadığımız bir sanattır.
Dolayısıyla nefisle uğraşırız….
Tam bir Müslüman sporumu diyorsunuz?
Oraya girersek yanlış saptamalar ortaya çıkar… Her tekniği yediğimizde mutlaka yere düşeriz.
Niye?
Çünkü teknikler fırlatma ve kilitleme şeklin de vücut bulur ve her yere düştüğümüzde biz aslında geldiğimiz yere bir daha döneriz.O yüzden zevkli bir sanattır.
Aikido da düşman yoktur,rakip yoktur.En büyük rakibimiz nefsimizdir.Ve biz Aikido dersin de; yaşadığımız çeşitli rütüellerle de bu savaşı sürdürürüz.
Gazanız mübarek olsun!
Eyvallah…Mesela şöyle bir örnek vereyim: Bir kardeşim var 22 yaşın da ve benim asistanım.Bir öğrencimizde asker mensubu yüksek rutbeli bir subay.Yahut bir bilgisayar firmasının genel müdürü.Dışarıda statü olarak baktığımız da; bu hoca kardeşimizle diğerlerinin arasında uçurum vardır.Ama dersin içerisin de o genel müdür veya subay, o asistanımızın ağzının içine bakarlar.Birşey yapmak istetiklerin de yanına eğilir,selamını verir ve izin isterler.Bu da ego ile savaşımın bir göstergesidir.Orada eğilen kişi o kimseye karşı eğilmez, bilgiye karşı eğilir.Çünkü Sensei ( Hoca ) ‘nin manası,” Önce Doğan”dır.Dolayısıyla o asistan 22 yaşında bile olsa; Akido da o kişilerden önce doğmuştur ve bilgi ondadır.
Birezilya’nın Capoera’sı ve Jiu_Jutsu’su , Çin ‘in Wushu’su, Kore’nin Taekwondo’su ,Japonya’nın Karetesi ,Judo’su ve Aikido’su ,Tayland’ın Tayland- Box ‘u var; pekala Türkiye ‘nin kendine özgü bir dövüş sanatı yokmu ?
Bizim de ‘Osmanlı Tokadı’ mız var! (Turhan Hoca diyor) (Gülüyoruz…)
Biz üç kıtada at üzerinde kılıç sallamış bir milletiz.Elbette ki savaşmasını biliyorduk.Ama burada ki sorun; kullanmış olduğumuz savaş tekniklerinin , sistematik hale getirilip yazıya dökülmemesi. Belki bu savaş sanatımızla ilgili arşivlerimiz de önemli dökümanlar vardır. Fakat bununla ilgili bir akademik çalışma,sanırım yapılmamış.
Dünya da bu sporu yapan ülkeler çoğunlukta mı?
Her ülkede var .Fransa ciddi olarak bu sanatı sahiplenmiş.Ama onlar diğer dövüş sanatlarında da çok iyiler.
Hocam son olarak neler söylemek istersiniz ?
Teknolojinin çok hızlı ilerlemesiyle , yaşamın hızlı akışıyla,yaşamdaki değerlerin çok hızlı
Üketilmesi aynı paralellikte ilerlemekte. Dolayısıyla en çok ihtiyacımız olan şey; kendi içsel değerlerimizin farkına varmak.Kendimize bakmak ve kendimizi anlamaya çalışmak…En önemli misyonları, bu saydığım değerler olan Aikido’yu; herkese tavsiye ediyorum.
Turhan Hocam sizin de son sözlerinizi alalım
Sporu önce ailelerin sevip benimsemesi gerekir ki, çocuklarını bu tür sporlara yönlendirsinler.
Yoksa sadece çocukların sevmesi ve ilgilenmeleri gelecek için yeterli olmuyor.Çünkü ailesel destek diğer alanlarda olduğu gibi sporda da çocuğun pisikolojisine olumlu etki ediyor.Özellikle de profesyonelliğe giden süreçte; bu etki çok daha önemli. Türkiye ve Dünya çapında önemli başarılara imza atan sporcularımızın arkalarında; ailelerinin sıcak ve duygusal
destekleri vardır .Yine bir bilgi olarak söylüyorum: Aikido ‘ya başlatmadan önce 16 yaşından küçükleri badiye alıyoruz,16 yaşından büyükleri de fitness’e başlatıyoruz .Bu uygulamalar daha çok çocuğun gelişimi ile alakalı… Son olarakta bütün ailelere tavsiyem:çocuklarının bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı gelişmelerini ve kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını istiyorlarsa; çocuklarını muhakkak spora yönlerdirsinler.Ha şunu da söyleyeyim: Bu işin felsefi yönünüde benimsemiş bir prosyonel sporcu,gerçek bir beyefendi, gerçek bir hanfendi gibi davranmaktadır yaşadığı toplumda.Buda insani ilişkler açısından önemli bir katkıdır sosyal yaşama…
Ayrıca değerli arkadaşın Ömer hocayı ve beni yetiştiren Aikido nun ilkTürkiye temsilcisi olan ve şu an Bodrum’da ikamet edip salon çalıştıran; çok değerli hocamız Nusret Saldıran ‘ı burada saygıyla anıyor selamlarımızı gönderiyoruz.Yine, salonunu bu zamana kadar bizlere kullandırttıran ve kendisi de Kick_Box antrönörü olan sayın Recep Işık hocamıza da teşekkürü bir borç biliyoruz…
Ömer Tamdoğan
1970 Taksim _Cihangir doğumlu . İlkokulu Cihangir_Firuzağa ilkokulunda ,orta _liseyi
Gümüşsuyu’nda Beyoğlu-Fındıklı lisesinde tamamladı.Sonra da Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdi.Sayın Tandoğan, 2001’den beri profesyonel olarak, Aikido hocalığı yapmakta.Ömer hocamız Aikido dışında; Jiu-jutsu,Kali (Filipinler ) ve Kravmaga(İsrail) sanatlarının da hocası ve uygulayıcısı..
Turhan Yılmaz
1959 Balıkesir _Armutalan Köyü doğumlu.İlkokulu Sarıyer Pertevniyal ilkokulu’nda, ortaokulu Sarıyer Ortaokulu’nda ve liseyi de Beyoğlu Ticaret Lisesi’nde bitirdi.1988 de Kick_Box ile başlayan spor yaşamını 1994 de Aikido’ya geçerek sürdürdü.1999 dan beri de fahri olarak hocalık yapmakta. Özel bir şirketten emekli olan sayın Yılmaz, evli ve iki çocuk babası. Sayın Yılmaz’ın oğlu Doğukan da Aikido sporcusu.Ayrıca, Turhan beyin babası Sabri Yılmaz bey de; 40 yıl eğitimcilik yapmış değerli bir öğretmenimiz.
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|