9 Çocuk

Şimdikiler bir çocuğa bakamazken Mehmet öğretmen...

15 Nisan 2010 Perşembe 20:01
burak
Haber Tarık EREGAN 

Mehmet öğretmenin tam dokuz çocuğu olmuş.”Onlar benim dünyalarım” diyor.Onunla güzel bir ve sıcak bir söyleşi yaptık.
 
Mesleğe nasıl başladınız?
 
Aslında öğretmenlik düşünmüyordum.Fen bölümü mezunuydum ben.Üniversite sınavında istediğimiz yerlere giremeyince; biraz da siyasi nedenlerle o zaman eğitime girdik.Ben hep Hava harp Okulu’na girmek istiyordum ama kendimizi öğretmen olarak bulduk.
 
Sonra öğretmen okuluna başladınız…
 
Evet önce Sivas Eğitim Enstitüsü ne başladım.Üç ay okudum okumadım anarşi-terör yüzünden bizi o zaman yeni gelen iktidar Ankara’ya sürgün etti.İki yıllık okulu Ankara’da zor şartlar altında üç yılda bitirdik.
 
Bitirince hemen göreve başladınız mı?
 
Evet kura çektirdiler ve Kars-Posof –Aşık Zülali Köyü’ ne tayinim çıktı.Orada çok zor şartlar altında görev yaptık.
 
İlk gittiğiniz de neler hissettiniz?
 
Valla ilk gittiğimizde çok güzel duygularımız vardı.Köye varınca o duygularımız yavaş yavaş değişmeye başladı.Çünkü siyaset hala devam ediyordu.Öğretmenler arasında ki gruplaşmalar had safada idi.
 
Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınz?
 
Bende anı çok..Ama hiç unutamadığım bir anım Diyarbakır da 85-86 eğitim öğretim yılında oldu.Köydeki okulda beş sınıfı birlikte okutuyordum..teneffüs de lojmana gelip dinleniyordum. Bir gün teneffüs sonrasında sınıfa girdiğimde köyün gençlerinin benim masamda iskambil oynadıklarına şahit oldum.Ve olay beni gerçekten şok etmişti..O gün bir an için hayatımın sonu yakın gibi geldi bana…Ben önlerinde ki kağıtları alarak yanan sobaya attım.Çünkü ben orada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve onun bütün değerlerini temsil ediyordum..Umarım orada ki kardeşlerimiz bu ön yargılarından kendilerini soyutlamışlardır..
 
Birde sizde güzel izler bırakan anılarınızdan bahsedelim
 
Bende çok güzel izler bırakan yer Kahramanmaraş-Pazarcık-Küçük Üngüt Köyü oldu.Dörtyüz haneli bir köy idi.Orada çok güzel çalışmalarım oldu anılarım oldu.Köylüyle çok iç içeydik.Bütün bayramları beraber hazırlayıp kutlardık..Kısacası çok güzel anılarım oldu orada.
 
Hocam günümüzde ki öğretmenlikle sizin döneminizi kıyaslaya bilirmisiniz?
 
O günle bu gün arasında ki açı çok daha fazla olmaya başladı.Bizim zamanımızda bizden öncekilerle aramızda ki açı da çok büyüktü.Ama şu zamanda ikisini karşılaştırırsak tamamen üçyüzaltmış derece dönmüş vaziyette.Çünkü şu anda ki eğitim-öğretim bitmiş durumda.Şu anda eğitimde istenen bazı standartlar yok.Öğretmende de yok.Yani saygı sevgi adına kurulu bir sistem yok artık..Toplumsal olgular yok..İstendik davranış biçimleri yok..caydırıcılıklar yok..Öğrenciler problemli ve ne istediğini bilmeyen bir durumda..öğretmenler ise velilerin baskısı altında ve kendi aralarında iletişimsiz ve güvensiz..Kısaca saygı-sevgi kalmayınca toplumda sistem de çökmüş vaziyette.
 
Emeklilik hayatınız nasıl gidiyor..pişman mısınız emekli olduğunuza?
 
Pişman değilim.Fazla bile çalıştım desem yanlış olmaz.Çünkü gerçekten yorucu ve yıpratıcı bir meslek bu meslek.Yirmi beş yıl iki ayda ben bunu bitirdim ve geriye dönüp baktığımda yaptıklarımdan dolayı mutluyum.Çocuklar adına mutluyum.Ama öbür açıdan baktığımda o kadar mutlu olduğumu söyleyemem.Aldığımız emekli ikramiyesi ile bir daire sahibi bile olamadık.Üç yıl bir uğraştan sonra zar zor bir apartmanın giriş katında ev sahibi olabildik ve borç ödüyoruz..
 
İstanbul da yaşamak nasıl? Niçin emekli olanlar buradan kurtulamıyor?
 
İstanbul da kalanlardan değilim.Kalanlara da şaşarım.Ama benim gibi mecburiyetten duranlar da az değil.Çünkü çocuklarımız yüzünden buradayız.Ben inşallah geçici şekilde memleketle burası arasında yaşamayı düşünüyorum.Ne öğretmen için nede normal vatandaş için burası yaşanması uygun bir yer değil.Psikolojiyi olumsuz etkilediği yönleri çok.İnsanlar burada mutluyum diyorlarsa yalan söylüyorlardır..
 
Hocam gelelim dokuz çocuğunuza
 
Bizde Anadolu kültürü hakim..İlk çocuklarım kızdı.Annemin de etkisiyle çocuk isteğimiz devam etti ve nihayetinde dokuz çocukla son buldu.Şimdi olsa yapar mıydınız dediğinizi duyar gibiyim.Evet şimdi ki zaman da da aynı şeyi yapardım.Bir çocuk bir dünya demek..Onlar benim canlarım, yaşama sevincim! Onlar Allah’ın en güzel ikramı…
 
Mehmet hocam hayattan ne anladınız?
 
Hayattan fazla bir şey beklemedik bu zaman kadar; beklemeyince de çok fazla hayal kırıklığına uğramadım.Kaderimize razı olarak mutlu olmanın yollarını aradık daha doğrusu..
 
Mehmet Karabudak
 
1958 Sivas merkez Hayırbey Köyü’nde doğdu.Ortayı Selçuk ortaokulu’nda liseyi tarihi Kongre lisesi’nde yüksek okulu Ankara Eğitim Enstitüsü’nde tamamladı.Sırasıyla Kars-Posof Aşık Zülali Köyü İlköğretim Okulu,İsparta merkez Albayrak İlköğretim,K.Maraş-Pazarcık-Küçük Üngüt Köyü İlköğretim,Diyarbakır-Lice-Oyuklu Köyü İlköğretim,Sivas merkez Menşurlu Köyü ilköğretim,Sivas merkez Gaziköy ilköğretim,Sivas merkez Hasan Vardak ilköğretim,Sivas merkez Mehmet Akif Ersoy İlköğretim,Balıkesir-Ayvalık-Sarımsaklı Mecit Ataklı ilköğretim,Balıkesir merkez Gündoğan ilköğretim,Balıkesir merkez Ali Şuri ilköğretim,İstanbul Kağıthane merkez Cumhuriyet İlköğretim okullarında çalıştı.Sayın Karabudak beşi kız dördü erkek dokuz çocuk babası.
Yükleniyor...