130-Tuzla

5 yıldır değişen bir şey olmamış...

26 Ocak 2009 Pazartesi 21:40
burak
Haber Tarık EREGAN
 
Bugün, başkan adayı Şadi Yazıcı beyi, tebrik ve ziyaret amacıyla Ümraniye’den Tuzla’ya gitmek için yola çıktım.14 ES hat nolu halk otobüsüne binerek Göztepe köprüsüne indik.İETT’nin 130 hat numaralı Tuzla otobüsünü beklemeye başladım.Bekle Allah bekle…Tuzla’dan ayrılalı koskoca 5 yıl olmuştu…Orada da, 130 ha geldi ha gelecek diye çok zamanlarımı durakta telef etmiştim. Helede Ümraniye’ye geliş gidiş yaptığım zamanlarda… Kış gecelerinde Kadıköy istikametini beklerken, ufukta; ışıklarını kapatmış bir İETT belirince, biz duraktakiler senvinçten hurra koşuştururduk. Şöför bizi görünce gazı kökler garaja gidiyorum işareti verirdi.Kısacası sıcak koltuğundan bize “NANİK!”yapardı.O anda dünyam yıkılırdı...Soğuk bir yanda yorgunluk bir taraftan; saaat olmuş onbir.Acaba son araba kalmışmıdır? Şudur budur derken, şansına ya gelirdi yada gelmezdi….O kadar durakta bekledikten sonra, mecburen E-5 inip, 500ES lere binip aktarma yaparak zar zor kendimizi Ümraniye’ye atardık.Tabi o zaman İETT yi tercih nedenimizin öncelikli sebebi; aylık paso kullanmamız ve halk otobüsüne para vermek istemeyişimizdi…Çok kez Tuzla halkı, ben orada otururken de; dilekçe vererek ‘130’un geç gelişini,sık sık arızalandı numaralarının yapıldığını ve bütün külüstür ve içi ekzos dumanı kokan araçların Tuzla’ya verildiğini’ şikayet ederlerdi…Heyhat! Koskoca 5 yıl geçmesine rağmen değişen bir şey yok…
                   O yıllar da da olduğu gibi; 16C Hilal Konutları, 5 dakika da bir vızır vızır geçerken, bizim 130, piyasa da gözükmüyor…Taa o zamanlar kıskanırdım 16C’nin yolcularını…Hatta sormuştum: Neden bu kadar sık geçiyorlar? Diye…Aldığım cevap ilginçti:”İETT çalışanların çoğunun evleri var o tarafta” Vay anam!.. Helal olsun benim şoförüme,amirime, memuruma ve özellikle de Bögük şehire!.. İşte Türkiye’nin 300 yıldır geri kalmışlığının nedenini çözebildiniz mi: ey benim HALKIM ! Pek sanmıyorum… Bizde o kalite olsaydı, zaten bu seviyelere düşmezdik…Her neyse; bir külüstür geldi, tangur tungur vardık Tuzla’ya..Ha, diyeceksiniz ki hemen 500ES’e niye binmedin pasonla.Al birini vur ötekine…Adamlar sanki çok az para kazanıyormuş gibi, Bangledeş’de(!) üretilen kartonvari içi ekzos dumanından geçilmeyen otobüsü koymuş koskoca İKİ KITA’nın arasına…Allah aşkına! Soruyorum, bunlar niçin denetlenmiyor? İçlerininin temizliğine,konforuna,hijyenine niçin dikkat edilmiyor?..En önemlisi de: 30 yıldır İstanbul’dayım İETT olsun Halk Otobüsleri olsun; bir kerede olsa yolun kenarına çektirilip “Sayın yolcular, otobüsten ve sürücüden bir şikayetiniz ve bizden kaynaklanan bir sorun var mı? Lütfen hiç çekinmeden yüzyüze bizlere söyleyin” dendiğini ne duydum nede gördüm.Binlerce telefon ve mail gönderiliyordur…Ama nafile…Kardeşim o kadar elamanın var… Dediğimi, birkez olsun denesen ne kaybedersin…Yolcuya direk sen sor…Yıllardır bu yolcudan tonlarca para kazandın… Bir kercikte olsun benim bu HALKIM, "Ben bir insanım ve bu şehirde adam yerine konuluyorum..." desin, gözlerinin içi gülsün…Zaten herkes bıkmış geçim derdinden, koşuşturmaktan…En azından yıllarca parasını aldığın bu insanların; azıcıkta olsa, gönlünü de sizler alın…Ne kaybedersiniz?..
Yükleniyor...